Alt yapı...

Kıbrıs'ın kuzeyinde en çok şikayet ettiğimiz sorunlardan biri de hiç kuşkusuz alt yapı yetersizliğidir...

Ne eğitimde, ne de sağlıkta yeterli bir alt yapımız yok!

Doğru dürüst şehir planlamamız yok! Kanalizasyon sistemlerimiz yetersiz bile değil... birçok yerde hiç yok. Yağmur sularını bile tahliye edemiyoruz... Atık su alt yapımız çok zayıf. Lağım sularımız denizlerimize boşalıyor... Yollarımız delik deşik. Trafik güvenliğimiz çok yetersiz... Elektrik alt yapımız içler acısı! Limanlarımız, havaalanlarımız ve daha sayabilirim... Bu sorunlarla hepimiz her gün yüzleşiyoruz.

Peki ama bu sorunların kaynağı nedir?... Buna da kafa yoruyor muyuz?... Sorunlarımızın ana kaynağı kapitalist emperyalist sistemdir. Bu sistemin içinde, bizim az gelişmiş emperyalist bir ülkenin sömürgesi konumunda oluşumuzdur...

Kapitalizm halk kitlelerinden almaya, kitleleri sömürüp soymaya koşullanmış bir düzendir. Burjuva asalaklara çalışmadan kazandırırken, çalışanların kanını emen bir düzendir.

Bu düzen, işçi ve emekçileri açlık sınırının da altında çalıştırıp onlardan dolaylı dolaysız her türlü vergiyi alırken, onlara verdiklerinin karşılığına denk düşen hizmetler sunmamaktadır...

Alt yapı söz konusu olduğunda, Amerika ilginç bir örnek oluşturmaktadır. Dünyanın en gelişmiş, teknolojik düzeyi en yüksek ülkesi olarak bilinen ABD’de de kapitalist sistem vatandaşa ödediğinin karşılığını vermiyor... ABD’de elektrik şebekelerinden havalimanlarına, köprülere, toplu taşıma araçlarına ve ötesine kadar, yapılı çevre hem tehlikeli hem de ekonomik olarak verimsizdir. Amerikan burjuvazisinin sunduğu politikalar, açıkça vatandaşın daha fazla ödeyip karşılığında çok daha azını alması anlamına gelir. 

Alt yapı hizmetleri en gelişmiş burjuva devlette bile neden bu kadar kötüye gitti?... Nedeni çok açık: Post-modern liberal ekonomi diye kitlelere yutturdukları ekonomik politikalar, özünde emekçileri iliklerine kadar sömürmek ve ölmeyecek düzeyde, açlık sınırında yaşatma politikalarından başka bir şey değildir...

ABD'de sosyalistler, Amerikan alt yapısının böylesine kötü olmasını eleştirmekte ve daha güvenilir bir alt yapı için ileriye dönük önlemlere kafa yormaktadır. Kuşkusuz burada öne çıkan konu, Amerikan kapitalizmine karşı mücadelede daha etkin ve örgütlü mücadele yöntemlerinin geliştirilmesidir. Amerikan işçi sınıfı ve emekçilerinin yaşam kalitesinin artırılması için verilecek mücadele, Amerikan emperyalizminin yıkılmasını sağlayacak devrimci örgütlenmeyi oluşturmak için gereklidir.

Amerikan işçi sınıfı, bu mücadele sayesinde Amerikan emperyalist burjuvazisini demokratik kurum ve örgütleriyle kuşatıp onun iktidarına son verebilir.

Günümüzde dünya halklarının baş belası Amerikan emperyalizmi ve diğer emperyalist güçler, halkları baskı altında tutarak katmerli bir sömürü düzeni altında ezme konusunda birlik içindedir. Uluslararası işçi sınıfı ve ezilen halklar da bu katmerli sömürü düzenini yıkmak için güçlerini birleştirmek zorundadır...


9 Ağustos 2022, Avrupa gazetesi

Yorumlar

Popüler Yayınlar