Sol neden yıpranıyor?...

Adanın iki yarısındaki sözde barış güçleri, aslında kendi aralarında bile bir çözüm çerçevesi oluşturamamış ve birbirine zıt görüşleri savunan unsurlar olarak bu kısır döngüyü sürdürmektedir... Ne yazık ki bu tutarsız politikalar sonucu "sol" günden güne eriyor, iyice azalıyor ve zemin kaybediyoruz. Bu koşullarda ne egemenlik kalıyor, ne irade, ne de kendi kendini yönetebilme, kendi kendine yeterli olabilme... 
 
Son cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleri çok açık bir şekilde herkesin gözleri önüne serdi. Bugüne dek Denktaş'ın çizgisinin hakim olduğu sağ, "Ankara'nın istemediği kimse burada seçim kazanamaz" diyordu. Denktaş'ın kendisi "Ben TBMM'nin iradesini temsil ediyorum" diyordu. Halbuki "sol" diye geçinenler; örneğin Talat, Akıncı, ve Erhürman, Kıbrıs Türk halkının iradesini temsil ettikleri iddiasında oldular... Oysa bu ülkede hiçbir seçim müdahalesiz olmamıştır. "Sol"un kazandığı seçimlere de müdahale edilmiştir... Ama son seçimde müdahale zirve yaptı! Rezillik zirve yaptı... Zaten meclisteki partiler (özellikle CTP ve TDP) bunun bilincinde oldukları içindir ki, Erhürman hükümeti kuramadı! 
 
Aslında meclis içindeki "sol",  mevcut koşullarda gerçek anlamda bir hükümet olamayacaklarını çok iyi biliyor... Gerçek iktidarın Ankara'da olduğunu ve Ankara'nın bu ülkeyi elçisi üzerinden yönettiğini biliyorlar... Bunca açık baskıdan sonra, kendi tabanlarından çekindikleri için, "hükümet" olmak istemediler... Açıkçası hükümet olmaktan korktular! Yoksahükümet olmayı istemediklerinden değil... Koltuğa alıştılar ve koltuğun cazibesinin farkındalar... Ama Kuzey Kıbrıs'ın göstermelik hükümetindeki koltuklarına tekrar dönebilmek için, ortamı sözüm ona yumuşatıp, tekrar demokrasiye dönüş yaptık havası yaratmaya çalışıyorlar!

Bizler için acı olan da bu! Ülkemizdeki bu sahte sol yüzünden çok ağır yaralar aldık... Artık kendi tabanları da bu partilere inanmıyor. Bunların yanında duranlar da tıpkı UBP’nin yanında duranlar gibi mevki ve menfaat peşinde koşanlardır. Kitleler, ne yazık ki “kim başa gelirse gelsin durum değişmez” gibi bir önyargıya itilmiş ve buraya saplanıp kalmıştır. 

İşte bu sahte sol yüzünden, emekçi halk için, büyük insanlık için, karşılıksız, makam, mevki ve maddi çıkar düşünmeden mücadele eden devrimci sol da kan kaybediyor, zayıflıyor ve hala daha kan kaybetmeye devam ediyoruz!

Sahte solun ipliğini pazara çıkarmadan devrimci mücadelede başarı kazanmamız olanaksızdır!

 

12 Aralık 2020, Avrupa gazetesi

Yorumlar

Popüler Yayınlar